Son günlerde atmosferde yoğunlaşan çöl tozları, özellikle solunum yolu hastalıkları olan bireyler için büyük bir sağlık tehdidi oluşturmaktadır. Astım ve alerjik rinit hastaları, havadaki çöl tozu konsantrasyonunun artmasıyla birlikte ciddi solunum sıkıntıları yaşayabilmektedir.
Çöl tozlarının artışındaki en büyük etken küresel iklim değişikliğidir. Sanayi devriminden bu yana insan kaynaklı faaliyetler, fosil yakıt kullanımı, şehirleşme, ormansızlaşma, yoğun hayvancılık ve tarımsal faaliyetler sera gazı emisyonlarını artırarak küresel sıcaklıkların yükselmesine neden olmuştur. Günümüzde dünya, sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,1°C daha sıcak hale gelmiş olup, bu artış durdurulamazsa 2100 yılı itibarıyla 2,1°C’nin üzerine çıkması beklenmektedir.
İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar ve kuraklık, çölleşmeyi hızlandırarak toprak erozyonunu artırmakta ve daha fazla tozun atmosfere karışmasına yol açmaktadır. Ayrıca, değişen hava akımları ve artan fırtına şiddeti, çöl tozlarının daha geniş alanlara yayılmasına neden olmaktadır. Özellikle Sahra Çölü ve Orta Doğu’dan taşınan bu tozlar, rüzgarlar aracılığıyla Türkiye’ye ulaşarak soluduğumuz havayı kirletmektedir.
Çöl tozları toprak parçacıklarının yanı sıra, alerjenler, mantar sporları, bakteriler, virüsler ve kimyasal kirleticiler de taşır. Solunum yollarına ulaştığında hava yollarında inflamasyonu artırarak öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilere sebep olabilir. İçeriğindeki alerjenler ve partiküllü kirletici maddeler (PM2.5, PM10) alerjik reaksiyonları şiddetlendirerek burun akıntısı ve hapşırık gibi şikayetlere neden olabilir. Ayrıca solunum yollarını hassas hale getirerek astım ataklarına yol açabilir. Solunum sorunlarına ek olarak, göze giren toz partikülleri kaşıntı, yanma ve kızarıklığa neden olabilirken, benzer şekilde, cilt yüzeyinde de kuruluk, tahriş veya kaşıntı meydana gelebilir. İçerdiği mikrobik partiküller enfeksiyon riskini arttırabilir ve bu durum bağışıklığı baskılı bireyler için tehdit oluşturabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, çöl tozu konsantrasyonlarının yüksek olduğu günlerde astım krizleri nedeniyle acil servis başvurularının arttığını ve ölüm oranlarının yükseldiğini göstermektedir. Bu nedenle, özellikle hassas grupların dikkatli olması büyük önem taşımaktadır. Astım ve KOAH hastaları, alerjik rinit ve kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireyler, kalp ve damar hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi zayıf bireyler, çocuk ve yaşlılar gibi hassas bireylerin dikkatli olması önerilir.
Çöl tozlarından korunmak için, çöl tozlarının atmosferde yoğun olduğu günlerde mümkün oldukça dışarı çıkılmamalı, dışarı çıkmak gerekiyorsa maske kullanılmalı ve süre kısa tutulmalıdır. Ev ve iş yerlerinde pencereler kapalı tutulmalı ve kullanılmakta olan tedaviler doktor önerisine göre devam edilmeli, aksatılmamalıdır. Eğer şikayetlerde artış olduğunu fark ediliyorsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Çöl tozlarının etkilerini en aza indirmek için bireysel önlemler almak kadar, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ve ulusal düzeyde politikalar geliştirmek de büyük önem taşımaktadır. Daha yaşanabilir bir dünya için karbon ayak izimizi azaltmalı, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeli, sürdürülebilir ulaşımı tercih edilmeli, toplumun bilinçlendirilmesi ve ekosistemleri korumaya yönelik adımlar atılmalıdır.
Astım Çalışma Grubu
26.03.2025
İlgi çekici linkler
Here are some interesting links for you! Enjoy your stay :)Son Yazılar
- Çöl tozları ve Alerjik hastalıklar4 Nisan 2025 - 12:52
- Polen Alerjisinde Etkili Tedavi Yöntemi: Alerjen İmmünoterapi3 Nisan 2025 - 09:08
- AİD İmmünoloji Gençlik Kampı 2-Konya17 Mart 2025 - 00:04
- Ağır Astım ve Komorbiditeleri13 Mart 2025 - 11:33
- Dünya Astım Günü 202513 Mart 2025 - 11:15